Tadilattan Antik Kent Çıktı!


Tadilattan Antik Kent Çıktı!

Kahramanmaraş’taki Germenicia Antik Kenti’nin, kazı, restorasyon ve çevre düzenleme çalışmalarının ardından ”Arkeopark” olarak düzenlenmesi hedefleniyor.

2007 yılında yöre sakinlerinin ev tadilatları ve kaçak kazılar sonrası bulunan ve keşfi büyük heyecan yaratan Germenicia Antik Kenti Yamaç Villalarının taban mozaikleri, Kahramanmaraş’ta düzenlenen Uluslararası 5. Mozaik Corpusu Sempozyumu dünya literatürüne girdi.

Uludağ Üniversitesi Mozaik Araştırmaları Merkezi Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin, Kahramanmaraş’ta gerçekleştirilen 5. Mozaik Corpusu Sempozyumu sayesinde artık Kahramanmaraş’ın mozaiklerini bütün dünyanın tanıyacağını söyledi.

Sempozyumdaki çalışmaların ardından mozaik alanıyla ilgili eylem planı hazırlandığını ifade eden Şahin, ”Bugüne kadar Kahramanmaraş mozaiğine sahip çıkmış ve ortaya çıkartılmasında el ele vermiş. Ancak bu yeterli değil. Bu çalışma daha disiplinli ve sürekli hale getirilmeli. Uzun soluklu çalışma gerekiyor. Kamulaştırmada bugüne kadar nereden ihbar geldiyse oraya el konmuş ve oralar kamulaştırılmış. Biri sağdan biri soldan alınmış dağınıklık söz konusu” dedi.

Prof. Dr. Şahin, kamulaştırma çalışması farklı parsellerde yapılması sonucu, parseller arasındaki bazı yerleşimlerin devam ettiğini, bunun da güvenlik zafiyetine yol açabileceğini, bunun da ne kadar iyi niyetli olunursa olunsun mozaiklerin kaçırılmasına ve tahrip edilmesine zemin hazırlayacağını vurguladı.
Şahin, kamulaştırma çalışmalarının düzenli bir şekilde yapılması gerektiğini kaydetti.

Kahramanmaraş’ın bugüne kadar dondurmasıyla, kırmızı biberiyle isim yaptığını, şimdi ise değişik alternatiflere sahip olduğun dile getiren Prof. Şahin, şöyle konuştu:

”Buranın, bu kimlikle ön plana çıkması gerekiyor. Önerimiz de şu; açığa çıkan mozaikleri yerinde koruyalım. Trilyonlar harcayıp beton binaların içerisine mozaikleri sergilemeyelim. Mozaiklerin bulunduğu alanı kamulaştıralım. Güvenlik önlemi alalım ve arkeopark şeklinde değerlendirerek ziyaretçilere doğrudan yerinde, kendi mimarisiyle gösterelim.

Mozaik sanatında dünyada ve Türkiye’de ilk olacak. İnşallah yerel idareciler bu konuda el ele verir ve bu başarılır. Mozaik alanının arkeopark olarak düzenlenmesiyle birlikte Kahramanmaraş yeni bir kimlik kazanacak. Mozaik alanı 146 hektar. ‘Buranın tamamını kamulaştırılalım’ dersek hayal olur. Ada ada yapılması gerekiyor. Belirli bir bölüm açılacak ve orası turizme kazandırılacak. Sonra diğer adada yolumuza devam edeceğiz. Yani açık hava müzesi olacak.”

Prof. Şahin, Türkiye’deki müzelerde ören yerlerinin yansıtılmaya çalışıldığını, bunun değişik müzelerde örneklerinin görüldüğünü dile getirdi. Bu yapılırken Avrupa’daki müzelerden etkilenildiğini ifade eden Prof. Şahin, şöyle devam etti:

”Beton kütlenin içerisine çiftlik evi yapıyoruz, mağaza yapıyoruz. Binayı getirip dikmeye çalışıyoruz. Avrupa’daki müzelerden etkileniyoruz. Almanya’da bir müze var. Bergama Müzesi, o müzeye gittiğimiz zaman pazar yeri kapısının olduğu gibi taşındığını ve orada sergilendiğini görüyoruz. Bu Almanya için elzem çünkü Almanya’da o kentin bulunduğu yer yok. Dışardan getirmiş. Biz şimdi onlara bakıp o örneği olduğu gibi getirirsek kentlerin tamamını boşaltıp müzelerin içine doldurmamız lazım. Bu anlamsız bir şey olur. Kaynak israfı olur aynı zamanda. Örneğin bir mağara sergilenecekse bunu binaya taşımak yerine bizzat mağarayı turizme açmak gerekir.”

”MOZAİK SANATI ANADOLU’DAN YAYILDI”

Prof. Dr. Şahin, Türkiye’de birçok şeyin ihmal edildiğini, bunlardan birinin de mozaik sanatı olduğunu söyledi. Mozaik sanatının ilk çıktığı günden, yani Hazreti İsa’dan önce 8. yüzyıldan ve Bizans çağı sonuna kadar mozaik sanatının aralıksız uygulandığı tek bölgenin Anadolu olduğunu ifade eden Şahin, şunları anlattı:

”Hatta şunu söyleyebilirim antik kaynaklar mozaik sanatının Bergama’da yaratıldığını ve buradan dünyada yayıldığını ifade ederler. Böylesi bir ülke olmamıza rağmen örneğin Mısır ve Tunus mozaiklerini corpuslar şeklinde yayınlayıp dünyaya tanıtmış. Biz de bu konu ihmal edilmiş. Bu eksikliği fark edince bu merkezi kurma zorunluluğu ortaya çıktı. Bu merkezi bu şekilde 2004’de kurduk. Kurmakla yetinmedik bunu Dünya Mozaik Araştırmaları Merkezi’nin Türkiye temsilciliği haline getirdik, kurumsallaştırdık.

Amacımız öncelikle Türkiye mozaiklerini dünyaya tanıtmak. İşte Kahramanmaraş’ta yaptığımız çalışmalar gibi. Tanıtmak yeterli değil bunları kalıcı hale getirmek gerekiyor. Bunun için de Türkiye Mozaik Corpusu adı altında bir çalışma başlattık. Bu proje çerçevesinde il il bütün mozaikleri ciltler halinde yayınlamak istiyoruz. Kaç cilt olacak derseniz 2009’da ilkini yayınladık. Bu sene sonuna kadar 3 cilt daha yayınlamayı planlıyoruz. Bu bir başlangıçtır ve bunun devamı gelecektir. Sonuçta Türkiye mozaikleri ölümsüzleşecektir.”

Prof. Dr. Şahin, mozaiklerin kaybolmasını, tahrip olmasını önlemek amacıyla veri bankası altında toplamak istediklerini, bunu bugüne kadar parasal destek bulamadıklarını için gerçekleştiremediklerini dile getirdi.

GERMENİCİA ANTİK KENTİ

Kaliteleri ve ikonografileri açısından Zeugma mozaikleri ile yarışacak nitelikte olan Germanicia kenti 146 hektarlık geniş bir alana yayılıyor. Kentin kalıntılarının bulunduğu Dulkadiroğlu, Bağlarbaşı, Namık Kemal ve Şeyhadil mahalleleri, bu kapsamda 3. derece arkeolojik SİT alanı olarak tescil edildi.

Milattan Sonra 4. ve 5. yüzyıla ait bir Roma Kenti olduğu ve sakinlerinin yüksek mevkili aristokratlar olduğu anlaşılan Germenicia, Kahramanmaraş’ı dünyanın en önemli mozaik merkezlerinden biri haline getirecek. Her birinde yaklaşık 15-20 oda bulunan 100 adet villanın olduğu tahmin edilen antik kentin taban mozaikleri, dönemin sosyal ve kültürel hayatı hakkında önemli ipucları veriyor.

İnsan, hayvan ve bitki figürlerinin çok gerçekçi şekilde resmedildiği mozaikler arasında bulunan ”horoz” figürünün ise günümüzde bilinen mozaikler arasında karşılaşılmamış, benzersiz bir yapıya sahip olduğu belirtiliyor.

Germenicia Antik Kenti Yamaç Villalarının taban mozaikleri, alanında uzman bilim adamlarının katıldığı sempozyumla görücüye çıktı. Aralarında Dünya Mozaik Araştırmaları Merkezi (AIEMA) Başkanvekili Prof. Dr. Jean Pierre Darmon ve Uludağ Üniversitesi Mozaik Araştırmaları Merkezi Kurucu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin’in de yer aldığı uzmanlar, kazı alanlarını gezerek, mozaikleri yerinde inceledi.

Kaynak:Özlem Duygu Çil – Sabah 2011

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir